Bir Çakıl Parçası Kalbinde Bir göl kenarı değil beni böyle yıkan Başının gökyüzüne yakın olması da değil Gözlerinin rengi de değil tutulduğum Kaybetmek, eğer kaybetmekse seni Şu an yaşadığım Ben neresinde durmalıyım hayatın
Bir dağa yükleseydin sevgilim bu acıyı Bir taşa, yahut bir çakıla yükleseydin eğer Tuz buz olurdu inan, yıkılırdı, parça parça olurdu Bir aşk değil beni böyle yıkan, gidişin de değil Gözlerime bakmayışın bir gece Onca yaşanmışlığı hiçe sayışın Bir kalemde kestirip atışın Bin parçayım şimdi, tuz buzum, Kırık döküğüm, yıkılmışlığım, yerle birim
Gel Bir dağı ne kadar onarabilirsen Gel Bin parçayı ne kadar toplayabilirsen Gel Kırıkları ne kadar sarabilirsen
Bencilliğim, seni hala seviyor olmam değil Nasıl olsa yaşanacak sensizliğim Kaç asır gerekliyse beklemek için seni Yahut kaç yüzyıl yaşamalıysam unutmak için Ben hep burada olacağım, kalbinde Bir çakıl Bir kaya Bir dağ gibi Git gide büyüyeceğim seninle...
İsmail Özabacı
|